Temmuz 29, 2006
tepki
Kategori: Belirtilmemiş
|
| ||
| ||
Yorum (3) | Yorum yaz! | Bağlantı
Mart 24, 2006
Vesile (aracılık) anlayışı şirk midir?
Kategori: Belirtilmemiş
| İslam’da vesile ve vasıta bir yönüyle vardır, bir yönüyle yoktur. Şimdi bu cümleyle ne demek istediğimizi izah etmeye çalışalım. İnsanların hakka ermeleri ve hakikati görmeleri için daima vesileler olmuştur. Kur’an-ı Kerim, “Allah yolunda (O’na yaklaşmaya) vesile arayın.” (Mâide, 5/35) buyurmaktadır. Mümin, duasında, amelinde, davranışlarında ve düşüncesine istikamet getirmede vesile arayabilir. Mesela Efendimiz (sas) bizim için büyük hakikatin duyurulmasında, Kur’an ise hakikatin tefsir ve şerhinde en büyük vesiledir. Mânâ büyüklerimiz, mürşidlerimiz ve müceddidlerimiz de bizim için birer vesiledir. Bu manada, mana büyüklerinden dua istemek, onlara meşru dairede hürmet göstermek şirk değildir. Ancak şunu hiçbir zaman gözden kaçırmamak gerekir: Onlar bize hak ve hakikati izah ederler. Ancak hidayet edemezler. Onlara hidayet isnadı yapmak yanlıştır, şirktir.
İslam’ın yasakladığı vesile
Meselenin diğer tarafına gelince bir vesilelik daha vardır ki o vesilelik İslam’dan, İslam da ondan uzaktır. Bu, tahrif edilmiş dinlerde olan bir vesileliktir. Onlara göre bir insanın affolması için araya bir kimsenin girmesi lazımdır. İnsanın kendi başına el kaldırıp Allah’a yalvarması nafiledir. Ancak bir din adamının araya girip kişinin vermiş olduğu dilekçeyi Allah katına ulaştırması gerek ki, Allah o kimseyi affetsin. İşte bu anlayış batıl ve sakattır. Müslümanlığa gelince bir insan hak ve hakikati bulduktan sonra dağda, derede ve tepede, nerede olursa olsun ellerini kaldırır, Rabb’ine yalvarır yakarır. İslam’da kul ile Allah arasında hiçbir vasıta yoktur. Kul istediği zaman ve istediği mekânda Allah’a teveccüh eder ve O’nunla vasıtasız ve bir kulluk dili kullanarak konuşabilir. Nitekim “Kullarım Beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim.” (Bakara, 2/186) ayet-i kerimesi bu hakikati dile getirmektedir. Başka bir ayet-i kerime ise Cenab-ı Hakk’ın kullarına şah damarlarından daha yakın olduğunu ifade etmektedir. (Bkz. Kâf, 50/16) Bu açıdan İslam’da vasıta yoktur. “Allah’la kul arasına kimse giremez” derken de bunu kastederiz. Yoksa irşadımızda, hak ve hakikatin berrak yüzünü görmemizde, Kur’an’ı anlamamızda saadet asrında Efendimiz’e muhtaç olduğumuz gibi daha sonra da Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Malik ve İmam Rabbani’ye, daha başka nice nice meçhul imamlara muhtaç olagelmişizdir.
* Mana büyükleri bir vesiledir; ama onlar “Hidayet ediyor” demek çok yanlıştır. |
Yorum (8) | Yorum yaz! | Bağlantı
Mart 24, 2006
ANKET
Kategori: Belirtilmemiş
ELKİ bizi sobelemiş ve bizde bu sobeye cevaben;
Sizce sevgi nedir?
Kâinattaki en güçlü olgudur-her üzüntüyü iyileştirir,teselli eder ve uçma hissi verir.
Yeniden doğsaydınız ne olmak isterdiniz?
Şu olmak isterdim demek,şükürsüzlük olabilir...Elhamdülillah...
Sizi en çok duygulandıran iz bırakan şarkı hangisidir?
-----------------
En çok etkilendiğiniz şair?
N.F.Kısakürek,öZDEMİR Asaf
Hiç aşık oldunuz mu, duygularınızdan bahseder misiniz?
Aşığız Rabbizin bağışladığı herşeye...
Hayatınızı değiştiren olay nedir?
Blog...
Mucizelere inanır mısınız?
Hâk olandır...
Batıl inanışlarınız var mı?
Elhamdülillah yok...
Çok istediğin bir şeyde karşına engeller çıksa, tavrın duruşun nasıl olurdu?
O engeli aşana kadar zıplarız..
Yorum (2) | Yorum yaz! | Bağlantı
Mart 23, 2006
bismillah!
Kategori: Belirtilmemiş
|
إِقْرَأْ
"ikra"
emriyle başlar Yaradan
o yüceler yücesinin selamı ile başlıyorum bismillah
esselamualeykum ! dostlar!
Allah'ın Rahmeti ,Bereketi,Mağfireti ve Selamı üzerinize olsun
İnşaAllah |
Yorum (11) | Yorum yaz! | Bağlantı