Mart 24, 2006

Vesile (aracılık) anlayışı şirk midir?

Kategori: Belirtilmemiş

 

İslam’da vesile ve vasıta bir yönüyle vardır, bir yönüyle yoktur. Şimdi bu cümleyle ne demek istediğimizi izah etmeye çalışalım. İnsanların hakka ermeleri ve hakikati görmeleri için daima vesileler olmuştur. Kur’an-ı Kerim, “Allah yolunda (O’na yaklaşmaya) vesile arayın.” (Mâide, 5/35) buyurmaktadır. Mümin, duasında, amelinde, davranışlarında ve düşüncesine istikamet getirmede vesile arayabilir. Mesela Efendimiz (sas) bizim için büyük hakikatin duyurulmasında, Kur’an ise hakikatin tefsir ve şerhinde en büyük vesiledir. Mânâ büyüklerimiz, mürşidlerimiz ve müceddidlerimiz de bizim için birer vesiledir. Bu manada, mana büyüklerinden dua istemek, onlara meşru dairede hürmet göstermek şirk değildir. Ancak şunu hiçbir zaman gözden kaçırmamak gerekir: Onlar bize hak ve hakikati izah ederler. Ancak hidayet edemezler. Onlara hidayet isnadı yapmak yanlıştır, şirktir.

İslam’ın yasakladığı vesile

Meselenin diğer tarafına gelince bir vesilelik daha vardır ki o vesilelik İslam’dan, İslam da ondan uzaktır. Bu, tahrif edilmiş dinlerde olan bir vesileliktir. Onlara göre bir insanın affolması için araya bir kimsenin girmesi lazımdır. İnsanın kendi başına el kaldırıp Allah’a yalvarması nafiledir. Ancak bir din adamının araya girip kişinin vermiş olduğu dilekçeyi Allah katına ulaştırması gerek ki, Allah o kimseyi affetsin. İşte bu anlayış batıl ve sakattır.

Müslümanlığa gelince bir insan hak ve hakikati bulduktan sonra dağda, derede ve tepede, nerede olursa olsun ellerini kaldırır, Rabb’ine yalvarır yakarır. İslam’da kul ile Allah arasında hiçbir vasıta yoktur. Kul istediği zaman ve istediği mekânda Allah’a teveccüh eder ve O’nunla vasıtasız ve bir kulluk dili kullanarak konuşabilir. Nitekim “Kullarım Beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim.” (Bakara, 2/186) ayet-i kerimesi bu hakikati dile getirmektedir. Başka bir ayet-i kerime ise Cenab-ı Hakk’ın kullarına şah damarlarından daha yakın olduğunu ifade etmektedir. (Bkz. Kâf, 50/16) Bu açıdan İslam’da vasıta yoktur. “Allah’la kul arasına kimse giremez” derken de bunu kastederiz. Yoksa irşadımızda, hak ve hakikatin berrak yüzünü görmemizde, Kur’an’ı anlamamızda saadet asrında Efendimiz’e muhtaç olduğumuz gibi daha sonra da Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Malik ve İmam Rabbani’ye, daha başka nice nice meçhul imamlara muhtaç olagelmişizdir.

* Mana büyükleri bir vesiledir; ama onlar “Hidayet ediyor” demek çok yanlıştır.

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!


* * * * * * * * * * *

Yazan: elki | Konu: .:. | Tarih: Mart 25, 2006
Allah razı olsuni
Ayetler ışığındaki,
berrak açıklamanıza,thanks.

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: adfun11 | Konu: günaydın | Tarih: Mart 25, 2006
Bilmediğim yeni şeyler öğrendim sayende..
Çok sağol..
Sevgiyle kal..

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: milkboy | Konu: ~~ | Tarih: Mart 25, 2006
ne güzel bir yazı olmuş gönülden teşekkürler değerli kardeşim klavyenize kuvvet

"Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl
Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl?"


Düzenleyen milkboy gün: March 25, 2006 saat: 10:40 AM

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: sadakat | Konu: Selamun Aleyküm | Tarih: Mart 25, 2006
selam saef kardeş yazdıkların hatta paylaştıkların için sağol bu bilgilere ihtiyacımız vardı çünkü biz bu manayı anlamakda çok ama çok zorlanıyoruz her ne kadar bilsekde sağol tekrar
selametle...

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: ersince | Konu: Merhaba | Tarih: Nisan 27, 2006
Elki vasıtasıylada olsa doğum günümü kutlamış olduğunuz için teşekkür ederim.

Sevgilerle

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: meczup | Konu: sa | Tarih: Nisan 29, 2006
yenide döndüğüm bloğuma nisan yağmurları gibi bol yağmurlu bir giriş yapmak için düzenlediğim davete sizide bekliyorum...en güzeli bulmak için...

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: empati | Konu: selam sana ey nebi | Tarih: Mayıs 30, 2006
efendimize binlerce salat ve selam olsun ......

Bağlantı:: ::

* * * * * * * * * * *

Yazan: sadakat | Konu: Selamun Aleyküm | Tarih: Temmuz 27, 2006
"Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Bu pekçok uhrevî faydaları kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsî pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhûr-u selâsenizi (üç aylarınızı) ve Regaib Kandilinizi tebrik ederim."

selametle...

Bağlantı:: ::